
Doğa Bir Nefes, Biz Birer Koruyucuyuz
5 Haziran, sadece takvimde bir gün değil; Dünya Çevre Günü olarak doğa ile bağımızı tazelemek, ondan aldığımızı ona geri vermek adına büyük bir hatırlatmadır. Hepimizin malumu, çevreyi korumak sadece birkaç kişinin işi değildir; her birimizin evinde, mahallesinde başlayıp tüm dünyaya yayılan bir sorumluluktur.
Ben de tesbih sanatına gönül vermiş, doğal meyve çekirdekleri ve tohumları sanatın ufkunda buluşturan biri olarak, bu anlamlı günü içtenlikle kutluyorum. Tesbih yaparken kullandığımız doğal malzemeler, doğanın bize sunduğu nimetin farkında olmak ve ona zarar vermemek gerektiğini her zaman hatırlatır.
“Doğayı Koru, Geleceği Sakla” – Halk Diliyle Söylemiyle
Hepimizin başına gelmiştir; göz ucuyla baktığımız bir yeşillik alanın şehre dönüşmesi, ağaçların kesilmesi bir anda içimizi burkar. Evimizin bahçesi, köyümüzün tarlası, şehirdeki parkımız… Her bir köşe, doğanın hayatta kalma mücadelesinde birer kale gibi. Onu korumak her kula nasip olmaz bilirim, ama gereken hassasiyeti göstermek en büyük görevdir.
Sürdürülebilirlik kelimesi kulağa kimi zaman uzak, karmaşık gelebilir. Halk diliyle meali şudur: Bugünü, yarına bozmadan, hatta daha güzelleştirerek bırakmak. Nasıl ki atalarımız “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” der, biz de doğaya karşı aynı ihtimamı göstermek zorundayız.

Tesbih Sanatçıları Olarak Bizim Sorumluluğumuz
Doğal tohumlar ve meyve çekirdekleri ile yapılan tesbihler sadece birer aksesuar değil, aynı zamanda yaradılışın eşsiz birer yansımasıdır. Bu güzellikleri üretirken, hammaddeleri doğadan sürdürülebilir şekilde temin etmek zorundayız. Bizler, doğaya dost, ona zarar vermeyen yöntemlerle üretim yaparak büyük bir emanetin bekçisi oluyoruz.
Mahalle sohbetlerinde, esnaf lokantasında duyduğum şu söz hala kulağımda: “İnsanın en büyük sermayesi doğasıdır.” Tesbih sanatında da aynı prensip geçerlidir. Her bir tane, doğanın armağanıdır. Elimden geldiğince bu yaklaşımı yaşatmak hem sanatın hem de inancımın emridir.
Ne Yapabiliriz? Küçük Adımlar, Büyük Kazanımlar
Dünya Çevre Günü vesilesiyle şunu hatırlayalım ki; büyük işler küçük adımlarla başlar. Çöplerimizi ayrıştıralım, suyumuzu israf etmeyelim, doğal yaşam alanlarına saygı gösterelim. Ayrıca doğal malzemeleri tercih etmek, geri dönüşümü desteklemek, farkındalık oluşturmak hepimizin elinde.
Kapanış: Sonsuz Bir Nimet Olan Doğaya Minnettar Olalım
Unutmayalım ki her gün 5 Haziran değil, ama her gün çevremizi korumak için yeni bir fırsattır. Doğayı korumak ruhumuzu da korumaktır. Sürdürülebilirliği gözetmek, sadece yaşama saygı değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı bir vefadır.
Bu duygu ve düşüncelerle 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü en içtenlikle kutlar, Rabbim’den hepimizin kalbini doğayla ve insanlıkla daha çok sevgi ve sorumlulukla doldurmasını dilerim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.
You must be oturum aç yorum göndermek için.